Uzaktan Eğitim'in Boyutları ve Çerçevesi

Üniversitemizde Lisansüstü programlarda bazı derslerin uzaktan eğitim yolu ile verilmesi konusunun gündemde olduğu şu günlerde konu değişik boyutları ile ele alındı (1 Haziran 2016; İGÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü). Programa, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fahrettin Arslan konuk olarak katıldı. Toplantıda Prof. Dr. Fahrettin Arslan gerekli alt yapı ihtiyacı ve özellikle ders materyal ve içeriklerinin hazırlanması konusunda tecrübelerini paylaştı. Prof. Arslan İstanbul Üniversitesi Uzaktan eğitim fakültesi kurucu dekanlığını yaptı ve aynı şekilde Kazakistan’da Ahmet Yesevi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Fakültesi kuruluş çalışmalarını gerçekleştirdi.

Üniversitemiz Enstitü ve bir kısım yüksek okul müdür ve müdür yardımcılarının katıldığı toplantı   söyleşi şeklinde sürdü. 2 saati aşan toplantıda “Uzaktan Eğitim” değişik boyutları ile ele alındı.

 Toplantıya Uzaktan eğitimin tanımı ile başlayan Prof. Dr. Fahrettin Arslan özetle şunları söyledi:

Eğitim Bilişim teknolojilerinde uzaktan eğitim şu kavramlarla ifade edilmektedir: Açık Eğitim/Öğretim, E-öğrenme/E-eğitim, Bilgisayar Destekli Eğitim, Uzaktan Eğitim/Öğretim, İnternet Tabanlı Eğitim/Öğretim, İnternet Destekli Eğitim/Öğretim, Senkron Eğitim/Öğretim, Asenkron Eğitim/Öğretim ve Online Eğitim gibi değişik isimler aslında  uzaktan eğitimi anlatmaktadır.

Bilindiği gibi, YÖK sistemi derslerin üçte bir oranında uzaktan eğitimle verilmesini mümkün kılmaktadır. Mevcut bilgisayar ve internet teknolojileri vasıtasıyla dersler tamamen ve kısmen sanal ortamda yürür.  Dersler canlı, görüntülü, sesli ve interaktif olarak işlenebilir. Katılımcı istediği zaman bunları tekrar tekrar izleyebilir.  Ek olarak ara sıra (örneğin ayda bir) canlı-klasik şekilde de yapılabilir.

Uzaktan eğitimde örgün eğitime göre daha fazla hazırlık ve aktivite gerektiğini dikkat çeken Prof. Arslan bu eğitimde önemli olan hususların altını şu şekilde çizdi:  Bu eğitimde sanıldığı gibi ders materyallerini sisteme yüklemekle iş bitmiyor. Aksine  öğrenci ile daha fazla iletişim  içinde olmak ve öğrenciye daha çok zaman ayırmak gerekiyor  Sistem alt yapısının hazırlanması birinci derecede önemli. Önemli olan dersi verecek öğretim elemanının teknolojiyi iyi bilmesi/tanıması ve kullanabilmesi ve yeni rolünü ve görevlerini benimsemesidir.  Aksi takdirde ders mataryalini sisteme pdf ya/veya video olarak yüklemekten ibaret kalan bir uzaktan eğitim faydalı olmayacaktır.

 Dersler ders saatinde online olarak verilebilir. Öğrencinin o saatte ilgili programı kullanarak bilgisayarının başında hazır bulunması gerekir. Bu uygulamanın canlı yüzyüze-örgün eğitim vermekten çok bir farkı yoktur. Hatta daha etkin ve verimli olduğunu söyleyebilirim. Bu bir uygulama şeklidir. Diğer uygulama şekli ise ders materyalleri sisteme yüklenir. Bu uygulama çoğu kere şöyle bir yol takip edilir: Öğretim elemanı dersi bir stüdyoda dersi sunarak videosu sisteme yüklenir. Bunun yanında başka yan destekleyici materyaller de yüklenir. Böyle uygulama yapılsa bile öğretim elemanı asgari ayda bir iki defa (yada her hafta belirli saatlerde) öğrenci ile online (hatta bazan da yüzyüze) buluşma saatleri olmalı. Bu saatlerde ders konuları özetlenebilir. Özellikle yöneltilen sorulara cevap verilir.  Ödevlerin takip yapılabilir. Dersin nasıl çalışılacağı, ölçme değerlendirmenin nasıl yapılacağı gibi konular tartışılır.  Öğrencinin kendi kendine çalışma disiplini kazandırılması bu eğitimde öncelik haline geldiğinden bu derste araştırma yapma ve öğrenmeyi öğrenme konularının öne çıkarılması önemli hale geliyor. Bilindiği gibi günümüzde de bilginin kendisi değil kullanılması; öğrenmeyi öğrenme ve kendi kendine öğrenme daha önemli olduğunu biliyoruz. 

Bir kere daha tekrar edersek, özellikle öğretim elemanlarının konuyu benimsemesi ve örnek uygulamalarla cesaretinin artırılması gerekir. Çünkü bu eğitim şekli alışılagelen eğitimden farklı bir yaklaşım söz konusudur. Sistem alt yapısının hazırlanması birinci derecede önemli. Önemli olan diğer bir husus ise dersi veren öğretim elemanının uzaktan eğitiminin faydalı ve geleceğin çağdaş bir eğim ve öğretim aracı olduğuna inandırılması ve ikna edilmesidir.  Dersi yüzyüze vermeye alışmış öğretim elemanı ilk başta bu tarz eğitime karşı çıkabilir.  

Bire kere zaman ve mekandan bağımsız, öğrencinin ve öğretim üyesinin kampüse gelme zorunluluğunu ortadan kaldıran bu eğitimin getirileri iyi anlatılmalı.  Zamanın yollarda heba edildiği ,trafik karmaşasının yaşandığı şu ortamda bu eğitim büyük avantaj sağlıyor. Geleneksel sınıf ortamına devam edecek vakti olmayan öğrenci için . – Yaşadığı şehirde almak istediği eğitimi veren kurum olmayanlar için bulunmaz bir fırsat teşkil ediyor.  

Öğretim elamanı da öğrenci de – İnterneti rahatlıkla kullanabilmeli. Günlük e-postalarımı kontrol edebilmeli. Evinde/İşyerinde İnternet ortamına bağlı bir bilgisayarı olmalı. Gerekirse teknolojiyi ve ilgili programları kullanma konularında hizmet içi eğitimleri verilmeli.

 

Prof. Arslan Uzaktan eğitime hangi sıra ile başlanmalı sorusuna ise şu cevabı verdi:

 

 

1-      Önce uzaktan eğitim için ihtiyaç ve strateji belirlenecek

2-      Uzaktan eğitim için gerekli teknik alt yapı oluşturulması için çalışmalara başlanacak(LMS ve gerekli diğer yardımcı modüller )

3-      Gerekli hukuksal ve bürokratik işlemler yerine getirilecek.

4-      Öncelikle Lisansüstü eğitime öncelik verilmeli. Bunun yanında bazı örgün eğitimdeki derslerinde uzaktan eğitimle verilmesi sağlanmalıdır.

 

 

Karşılıklı soru cevap ve tartışma şeklinde geçen programın ikinci kısmında katılımcılar görüşlerini dile getirerek/tartışarak konuyu genişlettiler: Tartışmalarda  ortaya çıkan bazı görüşler aşağıda özetlenmiştir.

İstanbul Gelişim Üniversitesinin radyo - tv, grafik - tasarım bölümlerinin olması; stüdyoların bulunması ders materyallerinin hazırlanmasında ve ders sunum ve çekimlerinde büyük avantaj sağlayacaktır. İmkanlar-alt yapı bu eğitim için seferber edildiği takdirde derslerin bir kısmının özellikle atölye-laboratuvarda uygulama gerektirmeyen derslerin bir kısmı uzaktan eğitimle verilebilir.   

Sınavlar

Toplantının sonunda ölçme değerlendirme ve sınavlar konusu tartışıldı ve sistemin verimli işlemesinin doğru bir sınav uygulamasına bağlı olduğu vurgulandı. Özetle şu görüşler dile getirildi:

Vize sınavları online yapılabilir.  Ancak, yarıyıl sonu (final) sınavı örgün eğitimde olduğu gibi yüzyüze olmalı. Ders materyali yüklemekle birlikte dersin özetlendiği ve dersin stratejisinin anlatıldığı ödevlerin takip edildiği, asgari ayda bir iki defa öğrenci ile online,facebook ve Whatsup guruplarında (hatta mümkünse yüzyüze) buluşma saatleri olmalı. Online görüşmelerde ders konusuna dair öğrencinin derse kendi kendine nasıl hazırlanacağı konuları üzerinde durulmalı.  Kazanımları ve öğrencinin faaliyetlerini değerlendiren geri bildirimler alınmalı. Bu işlem, küçük sınavlar (quiz) şeklinde de gerçekleştirilebilir. Sınavlar daha ziyade ödevlerin değerlendirildiği; kazanımların ölçüldüğü; faaliyetlerin rapor edildiği anlayışı ile sürdürülürse öğrencinin derse sürekli çalışması sağlanabilir. Öğrenciyi ezbere iten teste dayalı sınavlar sınırlı tutulmalı.  Sınavların yüklenen bilgiyi istemek şeklinde değil, bilgiyi üretmek ve kullanmak şeklinde yapılması halinde sistemin verimi artacaktır.

Avantaj ve Dezavantajlar

Toplantıda, uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları konusu da geniş şekilde ele alındı.  

Hızla bilgisayar ve internet ortamına geçtiği çağımız teknolojisine uygun ve hatta gerekli çağdaş, yenilikçi bir eğitim sistemi olarak “ Uzaktan eğitim ve öğretim yolu”  “Bilgi çağının” eğitimi olarak geliştiği konusuna dikkat çekildi.

Uzaktan Eğitimde, sınıf içi etkinliklerin ve iletişimin sınırlılık göz önüne alınarak alışıla gelmiş örgün (geleneksel) öğrenme-öğretmenin birkaç adım önüne geçilmektedir. Ancak bu eğitimde teknik alt yapı ve yardımcı personel (Bilgi İşlem personeli ve alt yapısı) eğiticiler ve öğrenciler ve bu iki tarafı birbirine bağlayan köprü vazifesi görüyor. Bu köprünün sağlam inşa edilmesi gerekir. İletişim ve etkileşim vasıtası görecek merkezin iyi inşa edilmesi kritik önem taşıyor.  

 

Bu eğitim şekli, öğrenci merkezlidir. Ayrı niteliklere sahip bireylerin farklı uygulamalarla eğitim hizmeti sunabilmektedir. Her bir öğrencinin kendi hızında öğrenmesine imkan sağlanmaktadır. Bu eğitimde fırsat eşitliği söz konusudur. Fiziksel engelli öğrenciler için daha uygundur. Eğitime katılamayan dezavantajlı kesimlere fırsat eşitliği sunulmaktadır. Bir iş sahibi olanlara kariyer imkanı vermektedir.  Aynı zamanda Hayat boyu öğrenmenin yolları aralanmaktadır Çok daha geniş öğrenci kitlesine hitap edilmektedir. Zaman ve mekândan bağımsız olduğu için coğrafi ve mahalli engelleri ortadan kalkmaktadır. Gelişmiş ve etkileşimli araçlarla ders işleme imkanı doğmaktadır. Öğretim ortamı ve muhtevasına her saat ve gün erişim mümkün olmaktadır.

 

Çeşitli sebeplerle eğitimine ara veren kişiler, uzak eğitimle kaldığı yerden devam etme şansı bulmaktadır. Yapılan tüm işlemler kayıt altında olması ve istenildiği zaman ulaşılabilir olması bu eğitim tarzının öğrenci için en büyük bir avantajını teşkil etmektedir.

 

Uzaktan Eğitim mekândan bağımsız olmasıyla öğrencilerin her yerde istedikleri kalitede eğitim almalarına imkân sunmasıdır. Örneğin öğrenci akıllı telefonu yada tablet bilgisayalar ile bile dersleri takip etme imkanına kavuşabilir. Teknoloji kullanmayı bilen öğretim elemanlarıyla etkileşimli ve dinamik bir öğrenme süreci yaşatır; yüz yüze eğitimler söz isteyerek soru sormaktan ya da görüş belirtme fırsatı bulamayanlar kendilerini ifade edebilecekleri çeşitli iletişim yolları açılmaktadır. . En büyük bir avantaji - ise örgün eğitimdeki konaklama, barınma, ulaşım ve beslenme gibi ek harcamaları ortadan kaldırmasıdır.

 

Yoğun beyin fırtınası ve tartışma ortamında geçen bu programın faydalı geçtiği ve üniversitemizin bu eğitimin gereklerini yerine getirmek için çalışmalara başlaması gerektiği toplantı sonunda ortak bir kanaat olarak belirdi. 

  Fotograf Galerisi